15 Nis 2016

Medine'den Kızıldeniz'e, Ar Rayis veya Yanbu

Rıfat Hocamın kaptan şoförlüğünü, Akif Hocamın yol emirliğini üstlendiği Kızıldeniz yolculuğumuz Halil İbrahim Hocamın katılımıyla bizim evin önünden başlıyor. 


Cuma namazımızı Mescid-i Nebevî'de eda ediyoruz. Yusuf Güney hocamın planladığı bu gezimizi yaklaşık iki haftadır dört gözle bekliyordum, bekliyormuşuz. Sandığımdan daha iyi bir katılımla dört araba dolusu insan yoldayız.


Mehmet, Erol, Yusuf Güney ve Mustafa Hocalarım ile enişte grubundan -bayan öğretmen meslektaşlarımızın eşleri- sınıf öğretmeni İsmet Hocam, onların eşleri ve çocukları toplam yirmi kişi varız. 

Beraber yolla koyulabilen, birlikte hareket edebilen, aynı anda secdeye varan bir topluluk. Bereketli, hayırlı bir ümmet numunesi inşallah. 

Yola bir kaç dakika arayla çıkıyoruz, Bedir  üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Ar Rayis'e varmak hedefimiz. İlk plan Yanbu'da bir gece kalmakyı fakat ailelerin katılınca planımız geç vakitte olsa dönmek, Yanbu -ينبع- yerine Ar Rayis'te -الرايس- denize girmek üzere değişiyor. 

Üzüldüğüm tek nokta Bedir Şehitliğine uğrayamamış olmamız. Yol emirimiz planda bu ziyaretin olmadığını, grupla beraber hareket edilmesi gerektiğini söyleyince elim kolum bağlanıyor. Haklılık payı yüksek olan başka bir endişe sebebiyle Bedir Ashabına vefa borcu olan ziyaretimizi başka sefere erteledik. 

Hayber, Bedir vb. ziyaretlerin yapılması bunun bir dini gereklilik gibi algılanacağı endişesi sebebiyle Arabistan'da hoş karşılanmıyor. Çoğu zaman engellemelere rastlamanız mümkün. Örneğin Hayber Gezimizde eğer mutavvalara (din işleri ile sorumlu olan ve yetkileri size yaptırım uygulamaya -nezarethane de alıkoymak veya geceletmek vb.- varan kişiler) erken rastlasaydık nelerle karşılaşabileceğimizi yakından müşahade etme fırsatı bulabilirdik. Alimallah..

İlginçtir o bölge dışında böyle devasa kum tepeleri yok.

Onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. ( Enfal 17)

İşte Bedir'in ayette bahsedilen Efendimizin s.a.s. attığı kumları..



Bedir Medine'ye 150 km ve bir buçuk saat uzaklıkta, bu 1400 küsür yıl önce bir haftaya varan zorlu bir yolculuk. Bediri Kur-an, hadis, siyer ve megazi kitaplarından sırayla okumanızı tavsiye edrim.  

Paylaşmak isteklerimden bir başkası da bana kader konusunda en doyurucu açıklamayı sunan ayet Bedir hakkındadır..

Hani siz vadinin yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. Şâyet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz. Fakat Allah, olacak bir işi gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Enfal 42)

Bu ayeti Bedir'in coğrafyasını görmeden anlamak oldukça güç..

Gitmek isteyenler için google map üzerinden Bedir Ashabının konumu, https://goo.gl/maps/8PtaPxCg74U2 gidip görmek nasip olsun inşallah..

İki saat gibi bir sürede 220 km aşarak Ar Rayis'e vardık. Şehir bile demekte zorlanacağımız orta büyüklükte bir kasaba. Arabistan geneline göre hizmet standartları beklentinin üzerinde. Klimalı çadırlar olduğu gibi, otel benzeri yerlerde göze çarpıyor. Öğrendiğime göre 50 riyale kalacak yer bulunabiliyor. 

Daha önce buraya gelen Mehmet Yağcı Hocamın sayesinde duş, mescit imkanı olan görece temiz bir yerde denize giriyoruz. 

Gün batımı ve arkadaşlardan bir kaç kare..







Önemli uyarılarım var; Akdeniz'de denize girenlerin bildiği ama Karadeniz'de rastlamadığım ayaklarınızı jilet gibi kesebilecek mercanlardan burada bolca mevcut. Ayaklarınızın sağlığı için Medine'de herhangi bir terlik satıcısından buna benzer bir ayakkabı almanız lazım,15 riyalden fazla vermeyin ama..


Ayrıca haşema tipi bir şort alın dengenizi kaybetseniz bile kesiklerden korunursunuz. Ben, yanımda olmadığı için şehrin girişindeki bir bakkaldan, evet bakkaldan 20 riyal gibi uygun fiyata haşema alabildim. 

Deniz bu kadar kötü mü? Tabi ki hayır. Mercanlardan biraz uzaklaştığınızda yoğun tuzunda etkisi ile rahat yüzer ve çok güzel vakit geçirirsiniz. 

Ayrıca şnorkel muhakkak alın. Renk renk balığı o kana susamış mercanların arasında göreceksiniz. Papağan balıkları, aslan balığı ve benim bilmediğim nicesi. Yanınıza sizden korkmadan geliyorlar. Fakat akşam saati gelince denizden esen meltem sebebiyle bulanıklaşan suda az sayıda balık görebildik. Yine de kârdayız, tersi durumda sabah veya öğlen vakti bol balık görebilir ama pişmiş ıstakoz gibi tüm derimizi değiştirebilirdik. Seçim tabi ki sizin..

Deniz keyfinin ardından namazımızı kılıp kıyıya yakın bir yerde soframızı açtık. Kır kahvaltısı tadında güzelce karnımızı doyurduk, çaylarımızı içtik, Elhamdülillah.. Ardından yakındaki bir iskeleye gidip bize özel 😄 güzel kareler çektik..



Ar Rayis'e gitmek isteyenler için de konumu paylaşalım..
https://goo.gl/maps/ryHa6PNEw1L2

Önemli bir ders daha aldım, gerçi ben bu dersi hep görüyor ama bir türlü geçer not alamıyorum. Bir insanın hatasını gördüm, halbuki işin aslını bilmeden hüküm vermiştim yine. Şöyleki:

Yatsı namazında bize tanımadığımız bir amcamız "Nahnu misafir, külli misafir." deyince imam oldu. Üçüncü rekatta oturunca yanıldı zannettik. Selam verince ben iyice şaşırdım. Sehiv secdesi yapmadı, yanıldığının farkına değil dedim içimden. Çok biliyorum ya, iyi de niyet okurum(?). Amcam halbuki "salatü mağrip" demiş. "Salatü işaa?" diye sorunca gerçek açığa çıktı. Zaten iki saat öncesinde akşamı kıldıran bir diğer arkadaş da cem'i takdim yapmıştı. Bu amcamız da cem'i tehir yapmış yani akşamı yatsı vaktinde cem etmiş. Bilmek ile başına gelmek arasında öyle büyük bir fark var ki. Bilgi edinmek için gezmek görmek gerek. Yaparak yaşayarak öğrenme esas olan aslında..

On gibi çıktığımız dönüş yolculuğunda çeşitli konularda yeri geldiğinde ciddi, yeri geldiğinde şakayla velhasıl söz ile yolu kısalttık. Gece on iki gibi eve ulaştık..

Selam ile..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder