21 Oca 2016

Uhut Şehitliği ve Kane Günü

Bugün 22 Ocak, karne günü..


Ama günlerden perşembe. Memleketin en güzel yanı cumaya verdikleri değer. Cuma ve cumartesi tatil. يوم الأحد yani pazar günü iş başı. Zaten birinci gün anlamında..

İmam Hatip Lisesi 10B benim sınıfım. Daha tam olarak tanışamadık, ama tanışırız. Dört kişi teşekkür aldı. 

Niyazi abinin oğlu benim sınıfta Muhammet Salih Önkol, teşekkür almış. Babası iyi insan, yardımsever. İyi de voleybol oynuyor.

Bu arada Yusuf benim sınıfımdan, Doğu Türkistanlı. Onun ailesinin çalıştırdığı dükkandan kuka bir tesbih aldım bu yatsı namazı sonrası. Yanımda İnanç hocam var, yüzük bakınıyoruz ama ikimizinde takası yok. Benim tesbihim evde kalmış. Evde ne kalmadı ki, umutlar, umutlarım. Neyse..

Sınıflara tören sonrası karnelerini verdik. Yıllardır aynı heyecan. Eskiden karne alıyorduk, şimdi veriyoruz. Sınıflar dağılınca Hasan hocamla masa tenisi oynadık, her zamanki gibi yenildim. Yenilmenin yaşı yok :) Çok oynuyor, az maç yapıyorum, yenilmekten korktuğumdan tabiki. Bundan sonra hep maç yapacağım. Hırs hiç iyi bir şey değil..

Arkadaşlar aşağıda voleybol oynuyorlar. Onlara katılıyorum, halâ iyi oynuyorum. İnanç hocam iyi oynuyor. Yunus hocamda iyi pasör. Eğlendik hemde çok..

Okul sonrası Mehmet hocam bizim bina ekibini -Rıfat, İnanç, Yusuf, Mustafa Erçik, ben- ve Mustafa Asarkaya'yı aldı. Yolda Ayneyn tepesini görünce arabadaki herkesin gözleri ışıldadı. Mehmet hocam sözlerimizdeki özlemi anlayınca direksiyonu Şüheday-ı Uhut'a kırdı. Kendisi din kültürü öğretmeni. Bize iyi bir delil-rehber oldu. Anlattıklarını ses kaydında aldım. Ekleyebilirsem, bakalım..

Cebel-i Ayneyn, bizdeki adı Okçular Tepesi. Ayneyn iki göz demek, tepe iki gözü andıran iki tepeciğin birleşmesinden oluşuyor. 



Karşımızda Uhut Şehitliği. Şehitliğin ortasında üç mezar seçilebiliyor. Hz Hamza, Musab bin Umeyr ve Abdullah bin Caşh'ın kabri şerifleri belirgin 70 sahabi içinde. Mezarların arka tarafında bir yapı temeli var, aslını öğrendim bu yazıdan okuyun...



Şehitliğin arkasında 2-3 km kadar ilerde Uhut'un başladığı noktada kayalıklar dikleşiyor. Burası savaşın sonuna doğru müslümanların sığındığı nokta.


Peygamberimiz s.a.s. her perşembe burayı, şehit olan ashabı ziyarete gelirmiş. Anlaşıyoruz, arabayı alınca perşembe günleri Uhut'a, cuma günü cuma namazı için Mescid-i Nebevî'ye ve cumartesi sabahı da Kuba Mescidi'ne gidelim. Mehmet hocam ekliyor. Medine'nin ruhundan kopmamak için Peygamberimizin s.a.s. ayak izinden gitmeli, uğradığı yerleri ziyaret etmeli..

Yatsı için Mescide gidiyoruz. Namaz sonrası biz tesbih almakta oyalanınca Rıfat hocamla sözleştiğimiz yere -center point- geç kalıyoruz. Mesaj atmış kontör azalınca, "15 dakika bekledim eve gidiyorum." görmemişim mesajı. Aradım yola çıkmış, bir kaç yüz metre önümüzde. Dönüşte elma alıp -hamse riyal- Yusuf hocalara oturmaya, doğrusu çaya, gidiyoruz. Tatlı sohbet, saat 12'yi vurunca bal kabağına dönüşüyoruz. Evli evine artık..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder